Balın Faydaları Nelerdir?

Balın Sağlığımıza Faydaları Zararları nelerdir? Bal neye iyi gelir, neye faydası vardır? Bal hangi hastalığa iyi gelir? Her gün ne kadar bal tüketmeliyiz?

 

Balın sağlık için faydaları, balın besin değerleri, bal nasıl ve ne kadar tüketilmeli, balın sağlığa zararları yan etkileri  ve bal hakkında genel bilgiler bu yazımızda yer almaktadır.

 

Bal Hakkında Genel Bilgi

Bal, arılar tarafından ilkbahardan başlayarak sonbahara kadar çeşitli çiçeklerden toplanan nektarlar ile üretilen tatlı bir gıda maddesidir. Arılar, ilkbahar ve yaz mevsimi boyunca bulundukları bölgedeki tüm çiçeklerin ve meyve tomucuklarının özünde bulunan nektarı vücutlarında bulunan özel bal midesine yutarlar. Yuttukları çiçek nektarları arıların bu özel midesinde invertaz enzimi tarafından değiştirilerek bal haline getirilir ve arılar bal midelerinde oluşan bu balı peteklerin içerisine doldurarak balın bize ulaşmasını sağlarlar. Bal dünya üzerinde hayvanlar tarafından üretilen en değerli besin maddelerinin başında gelmektedir. Balın çok değerli olması elbetteki vücudumuza sağlamış olduğu faydadan dolayıdır ancak balın faydalı ve değerli olması esasında kimyasal yapısının sürekli değişken bir yapıda olmasından kaynaklanmaktadır. Balın kimyasal yapısı her ülkede, her bölgede, her kovanda ve hatta her petekte farklılık gösterir. Bu farklılık arıların bulundukları bölgelerde bulunan bitkilerin ve çiçeklerin farklı olmasından ve her arının her çiçekten farklı miktarlarda nektar toplamasından kaynaklanmaktadır. Balın kimyasal yapısındaki bu değişkenlik bir gıda maddesi olarak balı eşsiz ve özel kılmaktadır. Bu özelliği sayesinde bal birçok mikroorganizma için hiçbir zaman karşı konulamaz bir düşmandır.

Balın kimyasal yapısındaki bu doğal değişkenlik nedeniyle dünya üzerindeki bal türü sayısı hakkında kesin bir rakam vermek zordur. Bu nedenle genel olarak birçok bal çeşidi çiçek balı olarak adlandırılmaktadır. Bunun yanı sıra ülkemizde ve dünyada bilinen bazı önemli bal çeşitleri Anzer balı, Çam balı, Karakovan balı, Kestane balı, Deli bal, Akasya balı, Kekik balı, Çiçek balı, Ayçiçek balı, Yonca balı, Karabuğday balı, Portakal Çiçeği balı vb.’dir.

 

Bal’ın Kimyasal Yapısı ve Besin Değerleri

Balın kimyasal yapısının balın çeşidine, arıların bulundukları bölgeye ve bulundukları bölgenin çiçek çeşidine göre farklılık gösterdiğini söylemiştik. Esas olarak balın kimyasal yapısındaki değişkenlik balın yalnızca %1’lik (ortalama) bölümü için geçerlidir. Her balın yapısı farklılık arz etsede temel olarak tüm bal çeşitlerinin ortalama olarak %82’si karbonhirat (glikoz, sakkaroz, fruktoz, maltoz, galaktoz vb.), %17’si su ve %1’i vitamin, mineral ve diğer kimyasal maddelerden oluşmaktadır. İnsan sağlığı için en önemli olan ve balı eşsiz kılan vitamin, mienral ve diğer kimyasal maddelerin oluşturduğu işte bu %1’lik bölümdür. Balın yapısını oluşturan bu %1’lik bölüm balın tat, aroma, renk gibi duyusal özellikleri ile antioksidan, antiseptik ve antibakteriyel gibi özelliklerinin saklandığı bölümdür.

 

 YemekKulübüm - Besin Öğeleri Tablosu - Bal

 

Bal’ın Sağlığa Faydaları

Bal binlerce yıl öncesinden beri insanoğlu tarafından şifa kaynağı bir gıda maddesi olarak tüketilmiştir. Eski Mısır’da Tanrılara adanmış, pek çok toplumda kutsal kabul edilmiştir. Eski Mısır, Eski Yunan ve Eski Çin geleneksel tıbbında bal birçok hastalığın tedavisinde kullanılmış nadide bir gıda maddesi olarak tarihte hep var olmuştur. Tarih boyunca öksürükten yara bakımına kadar pek çok sağlık probleminin giderilmesinde kullanılan balın geleneksel ve bilimsel tıp alanında tespit edilen faydaları şunlardır:

 

Doğal Tatlandırıcı Özellik: Şeker içeriği yüksek gıdaları tüketmekte alışkanlığınız varsa ve özellikle çay, kahve gibi sıvı gıdaları çok şekerli içiyorsanız şeker yerine bal kullanabilirsiniz. Balı, içeceklerinizi tatlandırmak için kullandığınızda içeceğinizin tadını ilk başlarda garipseyebilirsiniz ancak şeker kullanmaktan çok daha sağlıklı olacağını unutmayın. Sakkarin, Aspartam gibi yapay tatlandırıcılar zamanla midede bazı sorunlara neden olabilirler. Beyaz şeker kullanımı da zaman içerisinde diyabet riskini arttırmaktadır ancak balın tatlandırıcı olarak kullanıldığında, gün içerisinde çok fazla miktarda tüketilmediği sürece, en sağlıklı tatlandırıcı madde olduğunu unutmamak gerekir.

 

Vücuda Enerji Verir: Eski Roma döneminde askerlerin enerji ihtiyacını karşılamak için, Antik Yunan döneminde olimpiyat sporcularının acil enerji ihtiyacını karşılamak için bal ve incir en çok tüketilen gıda maddeleri olmuştur. Balın yapısında glikoz, fruktoz ve diğer şeker türleri doğal halde ve tek başlarına (bileşik yapıda değil) bulunurlar. Bu özelliği nedeniyle balı tükettiğimiz andan itibaren barsaklarımızdan çok hızlı bir şekilde emilerek kana karışarak hücrelerimizde enerji üretiminde kullanılır. Vücudun acil enerji ihtiyacının olduğu zamanlarda şekerli gıdalar tüketmek yerine bal tüketmek çok daha sağlıklı bir enerji elde etme yöntemidir. Örneğin sınav esnasına şeker ve çikolata tüketmek yerine az miktarda bal tüketmek beynin enerji ihtiyacının daha hızlı karşılanmasına olanak sağlayabilir.

 

Antioksidan, Antimikrobiyal, Antiseptik, Antifungal Özellik: Balın şekerler ve su haricinde kalan %1’lik bölümünü oluşturan ve sağlığımız için en önemli bölüm olan vitaminler, mineraller ve diğer kimyasallar maddeler balın anti- özelliklerinin temelini oluşturur. Balın yapısında bulunan antioksidan maddeler toksik maddelerin (serbest radikaller) vücudumuzdan atılmasına yardımcı olarak doğal detoks yaparlar. Antimikrobiyal maddeler vücudumuzdaki zararlı mikroorganizmaların yok edilmesine, antiseptik maddeler vücudumuzdaki yaraların temizlenmesine ve daha hızlı iyileşmesine, antifungal maddeler vücudumuzdaki zararlı mantarların yok edilmesine yardımcı olur. Balın bu özellikleri bağışıklık sistemimizin de güçlenmesine yardımcı olurlar.

En yüksek antioksidan kapasitesine sahip gıdaları öğrenmek için buraya tıklayın.

 

Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Balın yapısında doğal olarak bulunan antioksidan, antimikrobiyal, antiseptik, antifungal vb. maddeler ile vitamin ve mineraller her zaman bağışıklık sistemimizin iyi çalışması için destek olurlar. Balın yapısında bulunan bu maddeler bağışıklık sistemimizi desteklediği gibi bağışıklık sistemimizin mikroplarla savaşabilmesi için gerekli olan maddelerin üretilmesine de katkıda bulunurlar. Bal düzenli olarak tüketildiği zaman bağışıklık sistemimizin her türlü mikrobiyal tehtide karşı koyma gücü her zaman üst seviyede olmasını sağlar. Bu özelliklerinin dışında bal, vücudumuz için gerekli olan dost bakterilerin yaşamasına ve çoğalmasına destek olarak probiyotik özellik gösterir. Balın bağışıklık sistemine vermiş olduğu destek alerjik reaksiyonlara karşıda üst seviyededir. Özellikle bahar aylarında çiçek polenlerinin neden olduğu alerjik reaksiyonların azaltılmasında bağışıklık sistemimize önemli derecede yardımcı olur.

 

Ciltteki Yara ve Yanıkları İyileştirir: Yapılan bilimsel araştırmalarda balın yapısında doğal olarak Hidrojen Peroksit olduğu tespit edilmiştir. Hidrojen peroksit tıp alanında yaralardaki mikropların öldürülmesinde ve yaraların temizlenmesinde kullanılan antiseptik bir maddedir. Balın yapısında bulunan doğal Hidrojen peroksit tıbbi olarak kullanılandan çok daha üstün ve kalitelidir. Deri üzerindeki büyük olmayan açık yaraların, kesiklerin temizlenmesi ve çabuk iyileşmesi için bal sürmek çok etkin bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem Eski Mısır, Eski Roma, Antik Yunan ve Çin geleneksel tıbbından itibaren yüzyıllar boyunca kullanılan bir yöntemdir. Yara üzerine sürülen bal bakterilerin çoğalmasını ve enfeksiyonları engellerken deri hücrelerinin daha az zarar görmesini ve yaranın daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur.

 

Sindirim Sistemi Hastalıklarını Tedavi Eder: Balın sindirim sistemi için vermiş olduğu en önemli destek vücudun ihtiyaç duyduğu sindirim enzimlerini kolayca üretebilmesine yardımcı olmasıdır. Bu özelliği ile bal sindirim sistemimizin olağan çalışma düzeninin korunmasına yardımcı olur. Düzenli bal tüketimi ile balın antimikrobiyal, antifungal ve antiseptik özellikleri sayesinde barsaklarda bakteriyel kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçilebilmektedir. Bazı bilimsel araştırmalarda balın limon ile birlikte tüketildiği durumlarda mide asiditesinin dengelendiği, İrritabl (Huzursuz) Barsak Sendromu ve Crohn’s hastalığına iyi geldiği sonucuna da varılmıştır.

 

Kalp ve Damar Sağlığını Korur: Yapılan bazı bilimsel çalışmalarda düzenli bir şekilde balın tarçın ile birlikte tüketildiği zaman damar sağlığının korunmasına yardımcı olduğu ve kandaki kötü kolesterol seviyesinin %10’a kadar düşürülebildiği görülmüştür. Bazı kaynaklarda balın damar sertliğini önlediği ve kalp krizi riskini azalttığı belirtilmektedir ancak bu konuda henüz bilimsel çalışmalar yeterli değildir.

 

Kan Şekeri Seviyesini Düzenler: Bal, yapısında %82 (ortalama) karbonhidrat (şeker) olan bir gıda maddesidir. Balın yapısında bulunan şekerin %50’si fruktoz, %43’ü glikoz’dan oluşmaktadır. Şekerlerin ve balın diyabet üzerine etkisini gösteren Glisemik İndeks (GI) değerlerine baktığımızda toz şekerin glisemik indeksi 100 birim, fruktozun 20 birim, balın 61 birim olduğunu görüyoruz. Gıdalarda en çok bulunan glikoz ve fruktoz ile mukayase edildiğinde bal, glikoza göre kan şekeri seviyesini daha az yükseltirken, fruktoza göre daha çok yükseltmektedir. Bu şu anlama gelmektedir; kan şekeri seviyesi 120 ve 120’den daha düşük olan bireyler aşırıya kaçmamak koşuluyla balı tatlandırıcı olarak güvenle kullanabilirler. Balın yapısında bulunan fruktoz ve glikoz kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olacaktır ancak kan şekeri seviyesi 120 ve 120’den yukarı olan kişilerin bal tüketimini sınırlandırması diyabet hastalığının daha fazla ilerlememesi için daha uygun olacaktır.

Gıdaların Glisemik İndeks (GI) değerlerini öğrenmek için buraya tıklayın.

 

Kanser Tedavisine Yardımcı Olur: Yapılan bazı araştırmalarda balın yapısında bulunan maddelerin kanser hücrelerini yok ettiği ve kanseri önlediğine dair bulgular elde edildiği ileri sürülmüştür. Ancak bu bulgular bilimsel olarak kabul görmüş tespitler değildir.

 

Öksürüğü Azaltır: Bal, yüzyıllardır farklı kültürlerde ve toplumlarda geleneksel tıp alanında öksürüğün azaltılması için kulanılmış bir gıda maddesidir. Balın yapısında bulunun antimikrobiyal, antifungal ve antioksidan maddeler ağzın içine, boğaz ve bronşlara yerleşen bakterileri yok ederek öksürüğün azalarak hızlı bir şekilde ortadan kalkmasına imkan sağlamaktadır. Öksürüğün azaltılmasında, balın limon ile birlikte kullanılması daha etkili olmaktadır.

 

Cildi Temizler, Güzelleştirir: Bal cilde harici olarak uygulandığında cilt üzerinde akne, sivilce ve siğillere neden olan bakterilerin öldürülmesini sağlarken, cilt gözeneklerini temizleyerek deri hücrelerinin rahat nefes almasını, cildin nemini korumasını sağlar.

 

Ağız Sağlığının Korunmasına Yardımcı Olur: Bal, ister tek başına ister limon ile birlikte tüketilsin, ağız içerisinde ve boğazda bulunan bakterileri öldürerek diş çürüklerinin, diş eti hastalıklarının ve ağız kokusunun azalmasına imkan sağlar.

 

Kilo Kontrolüne Yardımcı Olur: Sabah kalkar kalmaz aç karnına ballı-limonlu ılık su içilmesinin kilo vermeye yardımcı olduğu çeşitli kaynaklarda söylenen bir durumdur. Bu durum henüz bilimsel olarak kanıtlanmış olmasa da birçok Amerikan diyet uzmanının kilo kontrolü için önerileri arasında yer almaktadır.

Peki ballı-limonlu ılık su kilo kontrolüne nasıl yardımcı olmaktadır?

Ballı limonlu ılık su; vücudun güne başlarken ihtiyaç duyduğu suyu ve elektrolit maddeleri (mineraller) takviye eder, gün boyunca sindirim sistemi için gerekli olan enzimlerin takviyesini sağlar, sindirim sisteminin son etabı olan barsakların sağlıklı ve etkin çalışmasına yardımcı olur, vücuda antioksidan desteği vererek karaciğerin sağlıklı çalışmasına ve toksik maddelerin vücuttan kolayca atılmasına yardımcı olur.

 

Balın Diğer Faydaları: Bal geleneksel tıp alanında birçok hastalığın ve rahatsızlığın tedavisi için kullanılmış kutsal bir gıdadır. Yukarıda saymış olduğumuz problemler dışına bal geleneksel olarak şu rahatsızlıklar için de kullanılmıştır;

- Uyku uyuma zorluğu çekenler için yardımcıdır,

- Kafa derisinde meydana gelen kepek, kaşıntı ve pullanmaları geçirir, saçların sağlıklı bir görünüm kazanmasını sağlar,

- Mide bulantısı, kabız ve ishali azaltır,

- Mide de oluşan gazın azalmasını sağlar,

- İdrar yolu hastalıklarının tedavisine yardımcı olur,

- Nefes darlığı, astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarının önlenmesinde ve tedavisinde kullanılır,

- Vücudun en küçük birim olan hücrelerin sağlıklı şekilde çalışması için yardımcı olur,

- Balın kimyasal yapısı çeşidine göre değişkenlik gösterir. Örneğin Anzer balı, Kestane balı, Çam balı, Ayçiçek balı, Portakal Çiçeği balı birbirlerinden çok farklı türlerde ve oranlarda vitamin, mineral ve diğer kimyasal maddeleri içeriyorlardır. Bu farklılıktan dolayı da yukarıda belirtmiş olduğumuz faydalardan daha çok v daha farklı faydalarını görebilmek mümkündür.

 

Bal’ın Sağlığa Zararları - Yan Etkileri

Doğada bulunan tüm gıdalar ve maddeler insan sağlığı için faydalı olsalar bile fazla tüketildiği zaman insan sağlığı için zararlı bir maddeye dönüşebilirler. Vücudumuzun en çok ihtiyaç duyduğu su bile aşırı tüketildiğinde ölüme neden olabilir. Her maddenin tesir ettiği bir miktar vardır ve bu miktar aşılmamalıdır. Bal da böyledir. Birçok faydası olan ve çok özel bir gıda maddesi olan bal aşırı tüketildiği durumlarda ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

 - Yetişkin ve sağlıklı bireylerin günde 5 yemek kaşığından fazla çiçek balı tüketmemesi tavsiye edilir. Düzenli ve sürekli bal tüketen kişilerin ise günlük 3 yemek kaşığından fazla bal tüketmemesi önerilir.

- Diyabet hastalığı olan kişilerin doktoruna başvurmadan bal tüketmemesi önerilir,

- 1 yaş altındaki bebeklere herhangi bir bal türünün verilmemesi önerilir,

- Aşırı bal tüketimi sağlıklı bireyler dahil kan şekeri seviyesinin çok hızlı yükselmesine neden olacağı için tansiyon, kal çarpıntısı, titreme gibi sorunlara neden olabilir,

- Anzer balı, Kafkas balı gibi özel balların tüketim miktarına çok dikkat edilmelidir. Bu ballar kan şekeri seviyesini arttırmakla beraber antioksidan ve antimikrobiyal miktarlarının yüksek olması farklı sorunlara neden olabilir,

- Gebe ve emziren kadınların bal tüketimi için doktoruna başvurması önerilir,

- Bal tüketimi sınırlı ve yeteri miktarda yapılırsa kilo kontrolüne yardımcı olabilir ancak fazla tüketilmesi durumunda tam tersi etki gösterebilir,

- Polen alerjisi olan kişilerin doktoruna başvurmadan bal tüketmemesi önerilir.

 

Bal Nasıl Kullanılmalı, Nasıl Tüketilmeli?

Bal tüketimi, sağlanmak istenilen faydaya göre değişebilir ancak genel olarak bal tüketiminin bala ısıl işlem uygulanmadan yapılması en uygun yöntemdir. Isıl işlemden kasıt, balın herhangi bir şekilde ısıtılmamasıdır. Bal ısıtıldığı zaman 40-45oC’den sonra şeker yapısı değişebilmekte, değişen şeker yapısı nedeniyle sindirimi zorlaşabilmektedir. Bu sebeple balı çiğ olarak tüketmek en doğru yöntemlerden biridir. Bal tüketimi için bir başka uygun yöntemde ılık suya birkaç damla limon damlatıp, bal ilave ederek tüketmektedir. Ilık ballı-limonlu su hazırlarken su sıcaklığının 45oC’den fazla olmamasına dikkat edilmelidir.

 

 Yemek Kulübüm - Ballı Tarifler

 

Yemek Kulübüm - Bal'lı Tarif Ekle

 

Yemek Kulübüm - Bal Alma Rehberi

 

 

UYARI : Bu sayfada yer alan tüm bilgi, haber, yazı ve yorumlar genel bilgilendirme amaçlı olup doktor muayenesi, teşhis ve tıbbi tedavi yerine geçmez. Sitemizde yer alan bilgileri uygulamadan önce mutlaka konusunda uzman bir doktora danışmalısınız. Her bireyin metabolik yapısı farklı olduğu için bu sayfada verilen bilgiler sizin metabolik yapınıza ve/veya hastalığınızın tedavisine uygun olmayabilir ve size uygun olmayan bir uygulama sonucu sağlığınız bozulabilir. Sitemizi ziyaret eden ziyaretçilerin ve üyelerin; konusunda uzman bir doktorun görüşünü almadan ve sağlık kontrolünden geçmeden sitede yer alan bilgileri uygulamaları halinde doğabilecek sağlık sorunlarından Yemek Kulübüm sorumlu değildir.
 

 

KAYNAKLAR

Bu yazıyı hazırlarken faydalandığımız kaynakları öğrenmek için "FAYDALANILAN KAYNAKLAR" bölümümüze göz atabilirsiniz.

 

Top