Kolesterol Nedir?

Kolesterol nedir, belirtileri nelerdir? Trigliserid nedir, Kolesterol nasıl düşürülür, tedavisi nasıldır? Beslenme bozukluğunun neden olduğu hastalıklar nelerdir.

Kolesterol, sterol grubuna ait bir yağ türüdür. Yağlar ve gruplandırılmaları ile ilgili detaylı bilgiyi Besin Öğeleri – Yağlar bölümünde inceleyebilirsiniz. Yağlar, trigliseridler, Fosfolipidler ve Steroller olarak üçe ayrılmaktadır. Kolesterol’de steroller grubunda yer alan ve yapısında alkol bulunan bir yağ türüdür. Kolesterol temel olarak hayvansal kaynaklı bir yağ türüdür. Bitkiler tarafından üretilmez ve bitkilerde bulunmaz. Vücudumuzda bulunan kolesterolün büyük bir kısmı yine vücudumuzda; karaciğer, böbrek üstü bezleri, testis ve yumurtalık tarafından üretilmektedir. Kolesterol vücudumuzda steroid hormonların, D vitamininin ve safra asidinin üretilmesinde kullanılan mumsu özelliklerde olan bir yağdır. Kolesterol ayrıca vücudumuzun en küçük yapı taşları olan hücrenin, hücre zarının yapısında bulunan önemli bir maddedir. 70 kg ağırlığında sağlıklı bir yetişkin bireyin vücudunda yaklaşık 35 gram kolesterol bulunur. Vücudumuz günlük olarak ortalama 1 gram kolesterol üretirken, gıdalarla birlikte 200-300 mg kadar kolesterolü vücudumuza alırız. Üretilen ve dışarıdan alınan toplam 1,2-1,3 gram kolesterolün yaklaşık yarısı vücudumuzdan atılırken diğer yarısı vücudumuzda kalmaktadır.

Kolesterol, gıdalarla vücudumuza aldığımız yağların sindirilmesinde ve tüm vücudumuza (hücre ve dokulara) taşınmasında görev alan emülsifiyer bir sıvıdır. Kolesterolün nasıl bir yapıda olduğunu ve vücudumuz için yararlı bir madde olmasına karşın nasıl zararlı hale geldiğini anlamak için öncelikle yağların vücudumuzda nasıl sindirildiğini ve nasıl taşındığını bilmek gerekir.

Yağlar, vücudumuzun en küçük yapı taşları olan hücrelerin yapısında bulunan, vücudun zaman zaman enerji ihtiyacını karşılayan ve bu nedenle ihtiyaç duyduğumuz besin öğeleridir. Hücrelerin ihtiyaç duyduğu yağların vücudumuzun her yerindeki hücrelere ve dokulara gönderilebilmesi için öncelikle büyük olan yapılarının küçültülmesi yani sindirilmesi gerekmektedir. Gıdalarla aldığımız yağlar vücudumuza ilk olarak girdiklerinde trigliserid yapıdadırlar (Gliserol + 3 Yağ Asidi) ve ağzımıza aldığımız ilk andan itibaren yağların sindirimi ağız içinde salgılanan lipaz enzimi ile başlar. Ağız lipazı denilen bu enzim katı yağların yumuşatılması, eritilmesi başka bir deyişle vücut sıcaklığına getirilmesini sağlar. Yağların esas sindirimi ise ince barsakta gerçekleşir.

Yağlar, suda çözünmeyen maddeler olmaları nedeniyle öncelikle ince barsakta suda çözünebilir bir yapı haline getirilmeleri gerekir. Yağların suda çözünebilir bir yapıya gelmesi için ise emülsifiyer bir maddeye ihtiyaç duyulur. İnce barsakta yağların suda çözünebilir bir yapıya dönüşmesi için kullanılan emülsifiyer madde safra kesesi tarafından salgılanan Safra Tuzu olarak da bilinen Safra Asididir.

Safra asidi karaciğer tarafından üretilen ve sonrasında safra kesesine gönderilen bir maddedir. Karaciğer safra asidi üretmek için kolesterol kullanır. Yani safra asidi kolesterolden üretilir. Yağlar vücuda alınıp ince bağırsağa geldiğinde safra kesesi yağların kolayca parçalanabilmesi için safra asidini ince bağırsağa gönderir. Safra asidi, ince barsakta yağların parçalanabilmesi için suda çözünen lipaz enzimi ile suda çözünmeyen yağın birbiri ile buluşmasına imkan sağlamakla görevli emülsifiyer maddedir. İnce barsakta yağ moleküleri ile karşılaşan safra asidi yağ moleküllerini hemen yakalar ve pankreastan salgılanan lipaz enziminin trigliserid (gliserol + 3 yağ asidi) yapısındaki yağları daha küçük yapılar olan monogliseridlere (gliserol + yağ asidi) parçalanmasına imkân sağlar. Böylece yağların sindirimi ince barsakta sona erer. Ancak hücrelerimizin yağ ihtiyacı monogliserid yapıda yağlar değil trigliserid yapıdaki yağlardır. Bu nedenle monogliserid yapıya dönüştürülen yağlar hücrelerin ihtiyaç duyduğu şekilde ince barsakta tekrar trigliserid yapıya dönüştürülürler.

Trigliserid yapıya dönüştürülen yağların vücutta bu haliyle taşınması hala mümkün değildir. Çünkü trigliseridler suda çözünemeyen maddelerdir. Yağların vücudumuzda kan yolu ile taşınabilmesi için özel bir taşıma aracı gerekir. Yağların vücudumuzda kan yolu ile taşınabilmesi için kullanılan bu özel araca “Lipoprotein” diyoruz. Lipoproteinler; yağ (trigliserid), protein, kolestrol ve fosfolipitin bir araya gelerek oluşturduğu özel bir yapıdır. Yağların ve kolesterolün lipoprotein yapılar olmadan tek başına vücutta taşınması mümkün değildir.

Lipoproteinlerin yapısı içerdikleri protein, trigliserid ve kolesterolün miktarına göre (oranına göre) farklılık gösterir ve bu miktarlara göre isimlendirilirler. Lipoproteinlerin yapısında bulunan kolesterol miktarı da kanımızdaki kolesterol düzeyini belirler. Yani lipoproetinlerin yapısında bulunan kolesterol miktarı yüksek ise kolesterolümüz yüksek anlamına gelir.

VLDL (Very Low Density Lipoprotein) : Çok Düşük yoğunluklu lipoprotein anlamındadır. VLDL karaciğer tarafından üretilir ve vücuda gıdalarla yağ alınmadığı durumlarda hücrelerin ve organların ihtiyaç duyduğu kolesterol ve yağ asitlerinin gönderilmesi için kullanılan yüksek miktarda trigliserid, düşük miktarda kolesterol içeren bir lipoprotein paketidir.

LDL (Low Density Lipoprotein) (Kötü Kolesterol)  : Düşük yoğunluklu lipoprotein anlamındadır. LDL yağların ince barsaklarda sindirilmesinden sonra ince barsakta oluşturularak hücrelerin ve organların ihtiyaç duyduğu kolesterol ve yağ asitlerinin gönderilmesi için kullanılan ve yüksek miktarda kolesterol içeren bir lipoprotein paketidir.

HDL (High Density Lipoprotein) (İyi Kolesterol) : Yüksek yoğunluklu lipoprotein anlamındadır. HDL yağların ince barsaklarda sindirilmesinden sonra ince barsakta oluşturularak hücrelerin ve organların ihtiyaç duyduğu kolesterol ve yağ asitlerinin gönderilmesi için kullanılan ve yüksek miktarda protein, düşük miktarda kolesterol içeren bir lipoprotein paketidir.

Vücudumuz normal şartlarda ihtiyaç duyduğu kolesterolü kendisi üretebilecek kapasitededir. Bu nedenle gıdalardan almış olduğumuz kolesterole vücudumuzun ihtiyacı yoktur. Gıdalar ile vücudumuza almış olduğumuz kolesterol, yağların sindirilmesi sırasında vücudumuzdan hemen atılmak yerine kana karışmaktadır. Vücudumuzda zaten yeteri kadar olan kolesterolün miktarı böylece daha da artmaktadır. Bu nedenle gıdalarımızla mümkün olduğunca az kolesterol almamız sağlığımız açısından daha olumlu olacaktır.

Gıdalarımızla aldığımız yağların doymuş ve doymamış olması da kanımızdaki kolesterol seviyesinin belirlenmesinde önemli bir kriterdir. Kanımızdaki kolesterol seviyesini belirleyen faktör, kanımızda bulunan lipoproteinlerin yapısıdır. Yani içermiş olduğu kolesterol miktarıdır. Doymuş yağ asitleri içeren bir yağı tükettiğimizde barsaklarımızda üretilen lipoproteinlerin yapısına daha fazla kolesterol katılmaktadır (LDL), doymamış yağ asitleri içeren bir yağ tükettiğimizde ise barsaklarımızda üretilen lipoproteinin yapısına daha çok protein daha az kolesterol katılmaktadır (HDL). Yani doymamış yağ asitleri içeren yağların tüketilmesi vücudumuzdaki kolesterol seviyesinin düşürülmesine yardımcı olurken doymuş yağ asitleri içeren yağların tüketilmesi vücudumuzda kolesterol seviyesinin artmasına neden olmaktadır.

Peki kolesterol seviyesinin yüksek olması ne gibi neticeler oluşturmaktadır?

Gıdalarımızla vücudumuza almış olduğumuz yağ miktarı arttıkça vücudumuz daha fazla kolesterol üretmek zorunda kalır. Çünkü yağların vücudumuzda hücre, doku ve organlara taşınabilmesi için lipoprotein yapıların oluşması gerekir. Lipoprotein yapıların oluşabilmesi içinde az ya da çok kolesterole ihtiyaç vardır. Doymuş yağ asidi içeren yağların daha fazla tüketilmesi daha fazla kolesterol üretilmesine ve daha fazla kolesterolün kanımıza karışmasına neden olacaktır.

Kan içerisinde bulunan lipoproteinler yapıları gereği damarlar içerisinde ilerlerken damar yüzeyine tutunabilirler. Damar yüzeyine tutunan lipoproteinlerin büyük çoğunluğu yüksek miktarda kolesterol içeren lipoproteinlerdir (LDL). Yüksek miktarda kolesterol içeren lipoproteinler (LDL) zaman içerisinde damarlarda belirli yerlerde tutunarak birikintiler oluştururlar. Kolesterol, yapısı itibariyle mumsu özelliklerde ve geçirgenliği olmayan bir madde olduğu için bu birikintiler damarlarda daralmalara ve tıkanmalara neden olur. Kolesterolün damarlarda neden olduğu daralma ve tıkanmalar kardiyovasküler hastalıkların temelini oluşturmaktadır. Damarlarda kolesterolün sebep olduğu bu daralma ve tıkanmalar hangi organda gerçekleşiyorsa o organa kan akışı yavaşlar ve o organ ile ilgili hastalık ve hasarlar meydana gelir. Örneğin, kalbe gelen damarlarda meydana gelen tıkanma ve daralmalar koroner kalp hastalıkları ve kalp krizine, beyin damarlarında meydana gelen tıkanmalar ise felce neden olur.

Kolesterol seviyesi;

<200 mg/dl : düşük kolesterol seviyesi, sağlıklı birey

200 – 239 mg/dl : yüksek kolesterol hastalığına aday birey

>240 mg/dl : yüksek kolesterol seviyesi, kolesterol hastası birey

 

Kanımızdaki kolesterol seviyesini düşürmek için;

  • Gıdaların kızartılmışı yerine haşlanmışını tercih edin,
  • Kırmızı et kaynaklı yağlardan uzak durun,
  • Tavuk etini tercih edin ancak tavuğun derisini tüketmeyin (tavuk derisi yüksek kolesterol içerir),
  • Yemeklerin hazırlanmasında kullandığınız yağın miktarını azaltın,
  • Salatalarınızda zeytinyağı, fındık yağı gibi doymamış yağ asidi yüksek yağları tercih edin,
  • Her gün düzenli egzersiz yapın,
  • Sigarayı azaltın ya da tamamen bırakın,
  • Daha fazla meyve tüketin (özellikle C vitamini içeren meyveler)

 

Sağlıklı bireyler olmamız için dengeli ve yeterli beslenmemiz her anlamda çok önemlidir. Yüksek kolesterol hastalığı temelde beslenme bozukluğundan kaynaklanan bir hastalıktır. Yüksek yağ ve kolesterol içeren gıdaların fazla tüketilmeleri bu hastalığın ortaya çıkmasında en önemli nedenlerin başında gelir. Dengeli ve yeterli beslenmeyen kişiler dışında, böbrek ve karaciğer hastalığı olan kişilerde, tiroid hormonlarında problem yaşayan kişilerde ve diyabetlilerde yüksek kolesterol riski her zaman yüksektir.

 

Hangi gıdalar yüksek kolesterol içerir

 

YemekKulübüm.com Tablo 5- 57 - Kolesterol Miktarı Yüksek Gıdalar-1

 

 

YemekKulübüm.com Tablo 5- 57 - Kolesterol Miktarı Yüksek Gıdalar 2

 

Top