Portakalın Faydaları Nelerdir?

Portakalın Faydaları zararları nelerdir? Portakal hangi hastalığa iyi gelir? Portakalın neye faydası vardır? Bağışıklık sistemini güçlendiren gıdalar nelerdir?

 

Portakalın sağlık için faydaları, portakalın besin değerleri, portakal nasıl tüketilmeli, portakalın sağlığa zararları yan etkileri ve portakal hakkında genel bilgiler bu yazımızda yer almaktadır.

 

Portakal Hakkında Genel Bilgi

Portakal (Citrus sinensis), Sedefotugiller (Rutaceae) familyasına ait Turunçgiller (Narenciye) diye bilinen Citrus cinsi ağaçlar topluluğunun bir üyesidir. Portakalın tarihi Milattan Önce 2.500 yılına kadar uzanmaktadır ve anavatanı Güney Asya’dır. Önceleri Baharat Yolu ile Anadolu’ya ve Avrupa’ya taşınan portakal deniz yolu ticaretinin artması ile Avrupa’ya daha fazla getirilebilir olmuş ve Portekiz ve İspanyol çiftçiler tarafıdan da ekilmeye başlanmıştır.  Portakalın dünya üzerinde yetiştiği her ülkeye ve bölgeye özel yüzlerce türü vardır. Dünya genelinde en çok bilinen portakal türleri; Valencia, Washington ve Kan Portakalı’dır. Bu türlere ek olarak ülkemizde Finike portakal da en çok bilinen türüdür. Portakal dünya genelinde ılıman iklime hakim ülke ve bölgelerde yetiştirilebilmektedir. Portakal, çiçeği, meyvesi ve meyvesinin kabuğu ayrı olarak değerlendirilebilen, hem ticari hem de sağlık açısından oldukça değerli bir bitkidir.

  

Portakal’ın Besin Değerleri

 Yemek Kulübüm - Portakalın Besin Değerleri Nelerdir

Portakalın Glisemik İndeks değeri glikoza göre 42, beyaz ekmeğe göre 60’tır.

Gıdaların antioksidan kapasitesini gösteren değer olan ORAC değeri portakal için 726’dır.

C Vitamini içeriği en yüksek olan gıdaları öğrenmek için buraya tıklayın.

Tavsiye edilen günlük vitamin miktarlarını öğrenmek için buraya tıklayın.

 

Portakal’ın Sağlığa Faydaları

C vitamini deyince aklıma gelen ilk şey hepimizin portakaldır. Evet portakal çok önemli bir C vitamini kaynağıdır ancak portakalın tek özelliği bu değildir. Portakalın sağlığa faydalarını ve diğer özelliklerini gelin detaylı bir şekilde inceleyelim.

 

Zengin Vitamin, Mineral ve Antioksidan Kaynağıdır: Portakal vücudumuz için gerekli olan C vitamini için en önemli kaynakların başında gelir. C vitamini suda eriyen bir vitamindir ve bu nedenle vucüdumuzda depolanmaz. C vitamini vücudumuzda depolanmadığı için sürekli alınması gereken bir vitamindir. 100 gr portakal tek başına vücudumuzun günlük olarak ihtiyaç duyduğu C vitamininin %60’ını karşılar. Yani her gün 2 adet portakal vücudumuzun ihtiyaç duyduğu tüm C vitaminini karşılayabilir. Portakal yalnızca bir C vitamini kaynağı değildir. Portakal aynı zamanda A vitamini, E vitamini ve B vitaminlerini de içermektedir. Vitaminlerin yanı sıra portakal önemli bir kaslyium ve potasyum minerali kaynağıdır. Portakalın değerli olmasının bir başka nedeni de içermiş olduğu Hesperetin, Naringenin, Luteolin, Myricetin ve Quercetin flavonodileridir. Bu flavonodilerin hepsi birer değerli antioksidan maddedir. Bu antioksidan maddeleri vücudumuzda bulunan toksik maddeleri (serbest radikal) etkisiz hale getirerek genel vücut sağlığımıza, bağışıklık sistemimize ve çeşitli organların çalışmasına çok önemli katkılar sağlar.

 

Bağışıklık Sistemini Güçlendirir:  Portakalın yapısında bulunan C vitamini diğer bir adıyla Askorbik Asit birçok antioksidan madde arasında en değerli olanlardan birisidir. Çünkü bağışıklık sistemimizin başı sıkıştığı durumlarda en çok ihtiyaç duyduğu antioksidan madde ilk olarak C vitaminidir ve bu yüzden çok değerlidir. C vitamini bağışıklık sistemimiz için yalnızca soğuk algınlığı, nezle gibi hastalıklarla başa çıkmak için değil kronik hastalıklar, kanser gibi önemli hastalıklarla mücadele etmek içinde çok gerekli bir antioksidan maddedir. C vitamini, anitoksidan ve anti-kanserojen bir madde olmasının yanı sıra vücudumuzun temel yapı taşı olan DNA’mızın da çok önemli bir koruyucusudur. C vitamini, vücudumuza giren çeşitli toksik maddelerin DNA’mıza yapmış olduğu saldıraları çok güçlü bir şekilde bertaraf ederek DNA’mızı koruyan önemli bir antioksidandır.

 

Kanseri Önler: C vitamininin kanser üzerine etkileri hakkında sayısız bilimsel araştırmalar yapılmış ve C vitamininin çocukluk lösemisi, akciğer kanseri, kolon kanseri, kolekteral kanser, mide kanseri,  kanser türü üzerinde olumlu etkiler gösterdiği tespit edilmiştir. 2004 yılında yapılan bir çalışmada,  2 yaşında kadar düzenli bir şekilde muz, portakal ve portakal suyu tüketen bebeklerin çocukluk lösemine yakalanma riski büyük oranda düşmekte olduğu raporlanmıştır. Bir başka çalışmada ise C vitamininin kolon kanseri riskini %10-15 seviyelerinde azalttığı tespit edilmiştir. 6.000 kişi üzerinde yapılan bir bilimsel çalışmada C vitamininin mide kanserini tetikleyen Peptik ülserlerin oluşumuna neden olan Helicobacter pylori bakterisi enfeksiyonunu %25’a kadar azalttığı tespit edilmiştir. Portakal, antioksidan içeriği (C vitamini ve diğerleri) ve lifli yapısı sayesinde kolon ve kolokteral kansere yakalanma riskini de azalttığı çeşitli bilimsel çalışmalarda tespit edilmiştir. 2003 yılında Kanser Epidimiyolojisi Dergisinde yayınlanan ve Çin’de 60.000 kişi üzerinde yapılan bir başka çalışmada ise portakal ve kırmızı karotenid içiren diğer meyve ve sebzelerin düzenli olarak tüketilmesinin akciğer kanserine yakalanma riskini %27’ye kadar düşürdüğü, sigara içen kişilerin ise akciğer kanserine yakalanma riskini %37’ye kadar düşürdüğü tespit edilmiştir.

 

Solunum Yolu Hastalıklarını Önler: Portakalın yapısında bulunan C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirerek grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıkların önlenmesine büyük destek olur.

 

Kilo Vermeye Yardımcıdır: Portakalın; lifli yapıda, düşük yağ içeriğine sahip, düşük enerjili (kalorili) ve asidik bir meyve olması kilo vermek isteyen kişiler için mükemmel bir seçenektir.  Portakal lifli yapısı sayesinde barsaklardaki fazla yağı emerek vücuttan atılmasını sağlarken metabolizmayı hızlandırarak daha çok enerji harcanmasına yardımcı olur. Yapısında bulunan şeker glikoz ağırlıklı değil fruktoz ağırlıklıdır. Fruktozdan gelen enerji vücut tarafından kolayca tolere edilebilir. Tüm bu özellikleri ile portakal sindirim sisteminin genel sağlığını koruyarak kabızlığı, ishali ve huzursuz (irritabl) bağırsak sendromunu önler.

 

Göz Sağlığını Korur, Görme Kabiliyetini Arttırır: Portakal iyi bir A vitamini kaynağıdır. A vitamini yağda çözünen bir vitamin olduğu için vücudumuzda kolayca depolanabilir. A vitamini, gözlerimizin sağlıklı olabilmesi için gözlerimizin ihtiyaç duyduğu en öenmli maddelerin başında gelir. A vitamini gözlerimizin gece görüşünü kolaylaştırmaya, gözümüzün ışığı emmesine yardımcı olur. Portakal göz sağlığımız için gerekli olan yalnızca A vitamini içermez. Aynı zamanda gözlerimizin için faydalı olan ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD) hastalığını önlemeye yardımcı Lutein, Zeaksantin ve β-karoten içerir. Amerikan Optometrik Birliği tarafından son yıllarda yapılan çalışmalarda da C vitamininin, yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD) ve katarakt riskini düşürdüğü belirtilmiştir.

 

Kolesterolü Düşürür: Portakal’ın kolesterol üzerine etkileri hakkında yapılan araştırmalarda portakalın lifli yapıdaki özelliği sayesinde kandaki kötü kolesterol (LDL) seviyesini düşürdüğü tespit edilmiştir. 2010 yılında Nutrition Research dergisinde yayınlanan bir çalışmada 60 gün boyunca portakal suyu içen kişilerin kolesterol seviyelerinde ciddi bir azalma olduğundan bahsedilmektedir. Kanadalı bilim adamları tarafından yapılan bir başka çalışmada ise düzenli portakal tüketiminin kandaki kötü kolesterol seviyesini %19 ile %40 arasında değişen oranlarda düşürülebildiği tespit edilmiştir.

En yüksek kolesterol içeriğine sahip gıdaları öğrenmek için buraya tıklayın.

 

Kalp ve Damar Hastalıklarını Önler: Portakal yapısında bulunan C vitamini, Potasyum minerali, antioksidan maddeler, Kolin ve lifler sayesinde kalp ve damar sağlığımız için çok önemli bir gıda maddesidir. Kalp ve damar sağlığımızın korunmasında portakalın ilk önemli etkisi lifli yapısı sayesinde kandaki kötü kolesterolü düşürüyor olmasıdır. Kandaki kötü kolesterol (LDL) seviyesinin yüksek olması Ateroskleroz riskini arttırır. Ateroskleroz damar sertleşmesi hastalığının farklı bir türüdür. Portakalın diğer bi olumlu etkisi kandaki şeker seviyesini koruyor olmasıdır. Şeker seviyesinin yükselmesine engel olarak şekere bağlı kardiyovasküler hastalıkların artması riskini azaltır. Portakalın bir diğer olumlu etkisi iyi bir potasyum minerali kaynağı olmasından gelir. Potasyum mineralinin birkaç faydası bulunmaktadır. Bunlardan biri potasyum damalarda vazodilatör (genleştirme) etki yaratarak kan basıncını düşürür ve hipertansiyonu önler. Damarların genleşmesi ile kalp ve kalp kapakçıkları daha rahat çalışırlar ve kalp krizi riski azalır. Potasyumun bir diğer olumlu etkisi kandaki elektrolit seviyesinin dengelenmesinde önemli görevler alır. Elektrolit dengenin sağlanması kalbin aritmi ve düzensiz atma riskini azaltır. Potasyumun kalp sağlığı üzerine yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, hergün düzenli olarak 4,7 gram (4.700 mg) potasyum tüketilmesi kardiovasküler hastalıklara yakalnma riskini %49 azaltmaktadır. Dünya Sağlık Ögütünün bazı yayınlarında da kolin ve potasyumun kardiovasküler hastalıklara karşı korunmada önemli ve etken maddeler olduğuna yer verilmektedir. Amerikan Kalp Birliğine (AHA) göre düzenli portakal tüketiminin kadınlarda iskemik beyin-damar hastalığı (inme) riskini %19’a kadar düşürmektedir.

 

Böbrek Taşı Oluşumunu Önler: Portakalın yapısında bulunan potasyum minerali böbreklerde taş oluşumunu önlerken kemiklerin mineral yoğunluğunu korumaktadır. İngiliz Beslenme Dergisinde (British Journal of Nutrition) yayınlanan bir çalışmada kadınların hergün düzenli olarak 0,5-1 litre arasında portakal suyu veya elma suyu tüketmesi idrarlarındaki sitrik asit seviyesini yükselterek daha sık tuvalete çıkmasına ve Kalsiyum Oksalat yapısındaki böbrek taşlarını düşürmesine yardımcı olduğu belirtilmiştir.

 

Diyabet Hastalarının Dostudur: Portakal düşük glisemik indeks seviyesi (GI:42) ve lifli yapısı ile diyabet hastalarının en önemli dostlarından biridir. Bu özellikleri ile portakal, Amerikan Diyabet Birliği tarafından, tip 2 diyabetlilerde insulin seviyesini koruyan, tip 1 diyabetlilerde kan şekeri seviyesini düşürmeye yardımcı olan süper gıda olarak ilan edilmiştir.

Diyabet nedir, belirtileri nelerdir? Öğrenmek için buraya tıklayın.

 

Ramotoid Artrit Hastalığını Önler: Amerikan Kilinik Beslenme Dergisi (American Journal of Clinical Nutrition) tarafından yayınlanan bir çalışmada portakalın yapısında bulunan karotenoidlerin (zeaksantin ve β-krisptoksantin) ramotoid artrit hastalığına yakalanma riskini %52’ye kadar azalttığı belirtilmiştir.

 

Cildi Korur ve Güzelleştirir: Kas, kemik, kıkırdak ve eklem dokularımızı oluşturan kollajen proteininin üretilmesi C vitamininin valığına bağlıdır. Kollajenin üretimi metabolizmasında eğer vücutta C vitamini yoksa kollajen üretilemez. C vitamininin cildimiz için önemi bu kadarla sınırlı değildir. Antioksidan özelliği ile C vitamini toksik maddeleri etkisiz hale getirerek güneşin ve çevre kirliliğinin cildimizde yaratmış olduğu olumsuz etkiyi azaltır, cilt kırışıklıklarını azaltarak cildin daha canlı, daha parlak bir görünüm kazanmasına, cilt kuruluğunun önlenmesine yardımcı olur. Cilt sağlığımızın korunmasında portakal yağını masaj şeklinde harici olarak uygulayarak da aynı olumlu etkileri elde edebiliriz.

 

Diş ve Ağız Sağlığını Korur:  Portakal ve portakal kabuğu ağızda bulunan bakterileri öldürerek diş ve ağız sağlığını korur, ağız kokusunun giderilmesine yardımcı olur.

 

Portakal’ın Sağlığa Zararları - Yan Etkileri

Portakal oldukça sağlıklı ve güvenilir bir gıda maddesidir. Tüketim miktarı çok aşırılara kaçılmadığı sürece yan etkisi ve zararı bulunmamaktadır. Örneğin; vücudumuzun günlük C vitamini ihtiyacı yetişkin bireyler için 90 mg’dır. 90 mg C vitaminini 2 adet portakal ile tedarik edebiliriz. C vitamini günlük olarak 2.000 mg’dan fazla alındığı durumlarda (yaklaşık 4 kg portakal) ishal, karın ağrısı, kusma, mide ekşimesi, reflü, şişkinlik, gaz, kramplar, baş ağrısı, uykusuzluk ve böbrek taşı oluşumu görülebilir. Bu etkilerinin yanı sıra kan şekeri seviyesinde yükselme, alerji, sindirim yetmezliği rahatsızlıkları da görülebilir.

 

Portakal Nasıl Tüketilmeli?

Portakal farklı şekillerde tüketilebilen bir meyvedir. Portakalı mevsiminde çiğ tüketebileceğimiz gibi suyunu sıkarak da tüketebilmeniz mümkündür.

Portakalın kabuğundan da farklı şekillerde faydalanabilirsiniz:

- Portakalı soyduktan sonra kabuklarını bir miktar zeytinyağı içerisinde oda sıcaklığında ve ışık almayacak bir ortamda 48 saat bekleterek ev yapımı portakal yağı elde edebilirsiniz,

- Portakalı soyduktan sonra kabuklarını kurutup ıhlamur, adaçayı gibi bitki çaylarınızı tatlandırmak ve C vitamini takviyesi yapmak için kullanabilirsiniz,

- Portakalı soymadan önce kabularını rendeleyip, elde ettiğiniz rende kabukları tatlı, kurabiye, salata ve içeceklerinize aroma vermek için kullanabilirsiniz,

- Portakal kabuklarından reçel yapabilirsiniz,

  

Yemek Kulübüm - Portakallı Tarifler

 

Yemek Kulübüm - Portakallı Tarif Ekle

 

UYARI : Bu sayfada yer alan tüm bilgi, haber, yazı ve yorumlar genel bilgilendirme amaçlı olup doktor muayenesi, teşhis ve tıbbi tedavi yerine geçmez. Sitemizde yer alan bilgileri uygulamadan önce mutlaka konusunda uzman bir doktora danışmalısınız. Her bireyin metabolik yapısı farklı olduğu için bu sayfada verilen bilgiler sizin metabolik yapınıza ve/veya hastalığınızın tedavisine uygun olmayabilir ve size uygun olmayan bir uygulama sonucu sağlığınız bozulabilir. Sitemizi ziyaret eden ziyaretçilerin ve üyelerin; konusunda uzman bir doktorun görüşünü almadan ve sağlık kontrolünden geçmeden sitede yer alan bilgileri uygulamaları halinde doğabilecek sağlık sorunlarından Yemek Kulübüm sorumlu değildir.

  

KAYNAKLAR

Bu yazıyı hazırlarken faydalandığımız kaynakları öğrenmek için "FAYDALANILAN KAYNAKLAR" bölümümüze göz atabilirsiniz.

Top